SÖNMEYEN MEŞALE
Biz Altınordu’da sönmeyen bir meşale yaktık. Eminiz ki; çocuklarımıza da bu meşaleyi taşıyacak gücü verdik.
Monday, 08 May 2023

17.08.1976 İzmir doğumluyum. Kalecilik hayatıma 1988 yılında Göztepe alt yapıda başladım. Bu kulüpte profesyonel olup, sırasıyla Konyaspor, Göztepe, Bucaspor, Aliağa Belediye ve Altınordu takımlarının formalarını giydim. Bu süreçte Genç Milli ve Ümit Milli takımlarında 42 kez Milli formayı gururla taşıyıp ülkemi temsil ettim. Antrenörlük kariyerime İzmirspor altyapısında başladım. Daha sonra eski kulübümüzde görev aldım. Son 6 yılı Altınordu A Takımı kaleci antrenörlüğü olmak üzere kulübümüzde 11 yıldır çeşitli yaş kategorilerinde çalıştım. Profesyonel A Kaleci Antrenörlüğü Belgesi ve UEFA B Lisansına sahibim.

Kulübümüzün mottosu “İyi Birey, İyi Vatandaş, İyi futbolcu” ben de yazımı kaleme alırken mottomuzdan yola çıkmak istedim. Kendi adıma da belirtmem gerekirse, bir işe baş koymadan önce, bu her iş için geçerli her ne olursa olsun doğru, dürüst, donanımlı, vefakâr, öncelikle kendine ardından ailene sonrasında vatanına, memleketine maksimum faydayı verebilecek alt yapıya sahip olabilmektir. Bu bakış açısıyla başlarsak bizim yapmak istediğimiz temel iş, birer eğitimci olarak, çocuklarımızın ve gençlerimizin yeteneklerinin doğrultusunda, mesleklerini tam manasıyla hakkıyla yapabilmeleri için bilgi ve birikimlerimizi katmak. Mesleki yönelimlerinin öneminin dışında, iyi birey noktasında işe başlamak. “iyi" olmak için öncelikle kişinin kendine yatırım yapması gerekliliğini dimağlarına yerleştirmek önceliğimiz olmalıdır.

Ailelerden alınan artıların üstüne koyabileceğimiz her ekstra artı ile gençlerimizin, çocuklarımızın gelecekteki girişecekleri her işe donanımlı, kendine güvenli, dürüst, hataya minimum mahal verecek kontrole sahip insanlar olarak adım atmalarını sağlamak bizim baş görevimizdir diye düşünüyorum. İnsanı insan yapan özelliklerin başında düşünebilmek, ayırt edebilmek ki doğru ve yanlışı ayırt edebilme yetisi belki en hassas yetidir, her varlığa saygı, her düşünceye saygı, empati yeteneği, düşündüklerini anlatabilmek, ancak doğru ifadelerle anlatabilmek, bunu hareketlere dökebilmek en önemli özelliklerdir. Bizim, amacımız, işte bu mottoyla oyuncularımızı, çocuklarımızı yetiştirip, her türlü önceliğin "iyi" olmak çerçevesinde gelişmesi gerekliliğiyle yetiştirmektir.

Bizler çocuklarımıza sadece saha içi eğitim vermiyoruz, saha dışında da nasıl iyi birer birey olabileceklerini öğretiyoruz. Uzun yıllardır gerçekleştirdiğimiz gözlem, çocuklarımızın olağan hayatlarında sergiledikleri karakteri saha içine de yansıttıkları yönündedir. Bu da direk olarak performanslarını pozitif ya da negatif yönde etkilemektedir. Bu yüzden saha içi kadar, saha dışı eğitime de önem vermek zorundayız. Bu sebeple Altınordu’muzda departmanlar arasındaki fikir alışverişi bizim için son derece ehemmiyet teşkil eder. Bu süreci doğru şekilde tespit edip, doğru yöntemlerle, hem saha dışı hem de saha içindeki tavır ve sergiledikleri tutumu en doğru şekilde yönlendirmek asli görevimizdir.

Bu eğitimin ilk adımını karakter oluşturur. İyi bir karakter, güçlü bir zekâ ve yetenekle harmanlandığında, ortaya ilk başta donanımlı bir insan buna bağlı olarak da başarılı bir futbolcu çıkar. Biz antrenörlerin öncelikle, özeleştiri yaparak, ilk başta kendimizi yeterli seviyede geliştirip, bu gelişimi çocuklarımıza aktarırken sözde değil icraatla de örnek olarak onlara saha içi kadar saha dışında da vakit harcayıp emek vererek, hem hayat hem de mesleki tecrübelerimizi doğru biçimde aktarmak zorundayız.

Kaleci departmanımızda Atilla Küçüktaka Hocam başta olmak üzere, bu konuda 6 yıldır çok yol katettiğimizi rahatlıkla söyleyebilirim. Karakterli, donanımlı, bilgili, becerili, uyumlu, araştırmacı ve paylaşımcı kaleciler yetiştirdiğimizi gururla belirtmeliyim. Bu bağlamda yukarıda sıkça bahsettiğim gibi ilk önceliğimiz kalecilerimizde "iyi" karakter olmuştur.
Biz Altınordu’da sönmeyen bir meşale yaktık. Eminiz ki; çocuklarımıza da bu meşaleyi taşıyacak gücü verdik. İyi olun, iyi kalın