Mehmet Necati ÖZDENİZ
A Takım CEO’su
ÇARE İÇİMİZDE, UZAKLARDA ARAMAYA GEREK YOK

Altınordu ailesine öncelikle hoş geldiniz… Kısaca okurlarımız için özetler misiniz, Necati Özdeniz kimdir?


12 Mayıs 2022, Perşembe
Altınordu ailesine öncelikle hoş geldiniz…
Kısaca okurlarımız için özetler misiniz, Necati Özdeniz kimdir?

1975 Küçükkuyu/Çanakkale doğumluyum. Ailemin tek çocuğuyum, başka kardeşim yok. Küçük yaştan beri emek dolu bir hayat yolculuğunun içindeyim. İlk ve orta okulu Küçükkuyu’da okudum. Yaşadığımız yerde Lise olmadığından, Lise eğitimi için yaklaşık 40 kilometre ötede olan Edremit / Balıkesir’e gittim 3 yıl boyunca. Daha sonra belki de hayatımın en büyük mucizelerinden birisini yaşadım ve ODTÜ’yü kazandım. Kazandım dediğime bakmayın, bir yıl boyunca gerçekten çok çalıştım ve ODTÜ’ye girmek nasip oldu. Sosyoloji ana dalım oldu ancak 3. sınıftan itibaren de İstatistik okudum. ODTÜ’de 3 ve 4. Sınıflarda istatistik asistanlığı yaptım. Asistanlığım boyunca pek çok projede görev aldım ve bu projelerin bana çok büyük katkısı oldu. Mezun olduktan sonra Hacettepe Üniversitesi, Nüfus Etütleri Enstitüsünde bir proje deneyimim oldu yaklaşık 4 ay kadar. Askerlik sonrasında profesyonel iş hayatım başladı. Dışbank, Veri Araştırma şirketinde danışmanlık, Oyak Bank, TEB, Tekstilbank, Aktif Bank, CarrefourSA ve Türkiye Finans gibi ülkenin büyük kurumlarında orta ve üst düzey yöneticilikler yaptım. En son görevim Türkiye Finans Katılım Bankası’nda, Perakende Bankacılıktan sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı idi. Bu görevimde, yaklaşık iki bin kişiye liderlik ettim. Türkiye bankacılık sektöründe pek çok yenilik ve fark yaratan projeleri hayata geçirdim. Bu anlamda sektöre öncü olmayı başardık. Yaklaşık 23 yıl İstanbul’da yaşadıktan sonra, 2 Ay önce Ege’ye taşındık ve coğrafyamızı değiştirdik. Özlem Özdeniz ile evliyim.  Mehmet Deniz, Mehmet Ege ve Mehmet Eren adında 3 oğlum var.

Başka bir sektörde olmanıza rağmen Altınordu ile yolunuz nasıl kesişti ?

Ben oldum olası hep futbolu seven ve bu kültürün içinde olan birisiydim. Ancak Altınordu ile ilk yolu kesişen eşim Özlem hanım oldu. Kendisi yaklaşık 3 yıl önce ALFA’da eğitim vermeye başlamıştı. Bu işi o zamanlar dışarıdan destek şeklinde yapıyordu. Ben de sürekli Özlem hanımla konuşuyor ve Altınordu hakkında her geçen gün daha fazla bilgi sahibi oluyordum. Bu süreçte, değerli başkanımız Seyit Mehmet Özkan’ı da daha yakından tanıma şansım oldu. Eşimin Altınordu ile olan bu 3 yıllık yolculuğu, ailece Altınordu ile yollarımızın kesişmesine vesile oldu.

Altınordu’ya gelmesinde en önemli etken ne oldu ?

Benim Altınordu’ya gelmemdeki en büyük etken, Mehmet Bey’in çizdiği vizyondur. Altınordu kulübünün vizyonu, felsefesi ve bu toprakların evlatları için yapmak istedikleri benim için çok etkileyici oldu. Sıradan bir kulüp değil, gerçekten çok büyük bir ülke meselesine çözüm olduğuna inandım Altınordu’nun. Bir dünya kulübü olma hedefi, ülkemizin evlatlarına spor yaptırma sevdası, yetenekli gençlerimize sunduğu fırsat eşitliği ve tüm bunları yaparken dünya çapında kullanıma sunduğu tesis yatırımları, sadece benim için değil, herkes için çok etkileyicidir. İşte tüm bu saydıklarım, beni Altınordu’lu yapmaya yetti de artı bile.

Altınordu’nun misyonu ve vizyonu için neler söylemek istersiniz ?

Altınordu vizyonu ve misyonu sadece ülkemizde değil, Avrupa’da da çok takdir görüyor. Başkanımızın ortaya koyduğu bu değerler, kaliteli insan kaynağı ve eşi benzeri olmayan tesis yatırımları ile destekleniyor. Bunun yanısıra, tüm ülkeye yayılmış futbol okulları ve binlerce evladımıza spor yaptırma hedefi, resmi tamamlıyor. Şimdi ise sırada, yerelden evrensele doğru büyük adımlar atmak var ve bu yolda da emin adımlarla ilerliyor Altınordu.

Altınordu sizin için dışardayken ne anlam ifade ediyordu, şu anda ne anlamlar taşıyor ?

Bu göreve başlamadan önce, sadece uzaktan izlediğim ve bildiğim kadarına hayran olduğum bir Altınordu vardı hayatımda. İçinden çıkardığı değerlere, ülkemizin geleceği çocuklarımıza olan yatırımlarına ve yarınlar için verdiği mücadeleye uzaktan şahitlik ediyordum. Ancak göreve geldikten sonra anladım ki, hiçbir şey bilmiyormuşum. Gördüklerim, buzdağının sadece görünen yüzüymüş. Tesislerin değeri, çocuklarımıza verilen eğitimler, kurumsallaşma yolculuğu, Avrupa’daki repütasyonu vb konuları, işin içine dahil olunca daha iyi anladım.

Altınordumuz ve Türk gençleri için neler söylemek istersiniz ?
Türk gençlerine güvenilirse neler yapılabileceğini şimdi daha yakından görebildiniz mi ?

Ülkemizde 25 milyon 19 yaş altı nüfus var. Bu istatistik ile Avrupa’da en fazla genç nüfusa sahip ülke durumundayız. Çok büyük bir potansiyele sahibiz ve bu potansiyel bizim en büyük umudumuz. Spor yapan, çalışkan, entellektüel birikimine yatırım yapan, eğitimli bir genç nesil ülkemizi çok iyi yerlere taşıyacaktır. Altınordu, gençlerimize güvenen ve onların geleceği için her türlü yatırımı yapan bir kurum. Ve bunun da haklı sonuçlarını pek çok defa aldı. Altınordu içinden yetişmiş ve özellikle Avrupa’da oynayan çok büyük değerleri var kulübümüzün. Ayni şekilde ülkemizin seçkin ve köklü kulüplerinde oynayan pek çok değerimiz de var. Altınordu, bu toprakların çocuklarına en çok inanan, en çok güvenen ve onlara fırsat eşitliği sunan bir kurum. Yeter ki, evlatlarımız da kendilerine inansın ve çalışmayı asla bırakmasınlar. Ben hayatım boyunca çalışanın en büyük mükafatı aldığını hep gördüm ve çalışmanın gücüne hep inandım. Türk gençliğinin enerjisi ve yeteneği çalışmakla birleştiğinde, geriye sadece sırtımızı yaslanıp, evlatlarımızla gururlanmak kalıyor.

Genç milli takımlara seçilen Altınordu Akademisi’nin oyuncuları,Türk futbolunun kurtuluşu olabilir mi ?

Bana göre Türk futbolunun en doğru reçetesi Altınordu modelidir. Çünkü özünde insan kaynağı olarak, ülkemizin gençlerini hedef almakta ve onlardan bir başarı hikayesi ortaya çıkarmaktadır. Zira en büyük çıktılarımız, milli takımlarımıza gönderdiğimiz gençlerimizdir. Gençlerimiz uluslararası müsabakalarda ülkemizi gururla temsil etmekte ve başarıları ile bizleri fazlasıyla mutlu etmektedir. Hep söylediğim bir şey var; Çare içimizde, çare Türkiye’nin evlatlarında… Uzaklarda çözüm aramaya hiç gerek yok.

A Takımımız, Altınordu Futbol Akademisi (ALFA), Altınordu Futbol Okulları ve Yeşilyurt Merkez Futbol Okulu (YAFO) hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Futbol okullarımızdan başlayan, Akademimiz ve A takımımıza uzanan bir yolculuğu var çocuklarımızın. Daha önce istatistiğini verdiğim 25 milyon gencimiz içerisinden yetenekleri keşfetmek ve onları futbolda meslek sahibi yapmak, ciddi bir yapılanma gerektiriyor. Özellikle küçük yaşlarda yapılan yetenek keşfi, sistemin başarısı için çok önemli. Bunun için organizasyonumuzun gözü, sürekli bu okullarda. Yetenek keşfi, Akademide pekiştiriliyor ve A Takımımızda yolculuk olgunlaşıyor. Sonrası ise öncelik Avrupa’nın 5 büyük ligi olmak üzere, seçkin kulüplerde devam eden bir kariyer yolculuğu oluyor. Bir zincirin halkaları gibi olan bu organizasyon, başlangıcından itibaren çok özenli ve sistematik olmak durumunda. Ve Altınordu’nun başardığı tam olarak budur.

Altınordu’nun “Yerelden evrensele” mottosu kapsamında yurt dışında yaptığınız seyahatlerdeki izlenimleriniz nelerdir ?

Yaklaşık 2 aylık görev süremde, 2 defa kulübümüzü yurtdışında temsil etme şansı yakaladım. Ve gördüğüm en büyük ortak değer; “Saygı”. Tüm konuştuğum kulüpler ve futbol organizasyonları, Altınordu’ya büyük bir saygı duyuyorlar. Altınordu kültürü, yetiştiriciliği, gençlere vermiş olduğu değerler tüm Avrupa’da takdirle karşılanıyor. Açıkçası bu kadarını beklemiyordum. İşittiğim her güzel yorum, övgü göğsümü fazlasıyla kabarttı ve bir kere daha kulübümüzle gurur duydum. Hedefimiz, bu değerlerin üzerine koymak, sistemin daha ileriye gitmesi için elimizden geleni yapmak olacaktır.