Seyit Mehmet ÖZKAN
Altınordu FK Başkanı
ALTINORDU'NUN KURULUŞ YILDÖNÜMÜ İLE ÇAKIŞAN MAÇLARIMIZ

66 yaşımdayım, hayatımda o kadar çok “küçük mucizeler” yaşadım ki, artık hiçbir şeyin “tesadüf” olmadığını biliyorum. Dikkat edin “biliyorum” diyorum. Bilmek çok ciddi bir fiildir.


28 Aralık 2020, Pazartesi
Kıymetli Futbolseverler merhaba,

Geçen Cumartesi günü, yani 26 Aralık günü Altınordu Spor Kulübü’nün 97’nci kuruluş yıl dönümü idi.. 

Bilmeyenler için Eski İzmir’i kısaca tarif edeyim; 
İzmir; Ege Denizi’nin doğusunda, korunaklı bir körfezin etrafında kurulmuştur. Deniz kenarının doğu kısmı Alsancak, batı kısmı Güzelyalı, karşı taraf ise Karşıyaka’dır. 
Alsancak’tan, yani denizden içerilere doğru girince ve yukarılara doğru çıktıkça Basmane, Namazgah, Tilkilik, Mezarlıkbaşı, Agora, İkiçeşmelik, Ballıkuyu ve Eşrefpaşa semtleri gelir.. 
Babamın ve benim doğduğum semt olan Eşrefpaşa şehrin en tepesindedir. 

• Bu semtlerde kurulan spor kulüplerini de vereyim;
İzmir’de ilk kurulan spor kulübü Karşıyaka Spor Kulübü’dür, 1912 yılında kurulur.. 
Alsancak semtinin gençleri tarafından kurulan Altay Spor Kulübü ise 1914 yılında kurulur.. 
Eşrefpaşa’nın gençleri 9 Eylül 1923 tarihinde Altınay adı altında bir kulüp kurarlar, bir süre sonra kurulan semtin diğer takımı Sakarya ile devamlı hırgür çıkar.. Sonunda Eşrefpaşa’nın ileri gelenleri bu iki kulübü İzmirspor adı altında birleştirirler.. 
Altınordu Spor Kulübü Basmane, Namazgah, Tilkilik, Dönertaş gençlerinin önderliğinde, 26 Aralık 1923 tarihinde, yani 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in kuruluşundan 2 ay sonra kurulur.. 
Güzelyalı semtinin kulübü olan Göztepe ise 1925 yılında kurulur.. 

• Altınordu nasıl kurulmuş? Bunu da kısaca anlatayım; 
Birinci Dünya Savaşı’nın başladığı 1914 yılından, 1922 yılında düşman denize dökülünceye kadar geçen süre içinde hiçbir Türk kulübü faaliyet göstermez.
Kurtuluş Savaşı bitmiş, düşman denize dökülmüş, halk yepyeni bir heyecan içinde, “Kuvayi Milliye ruhu” had safhada.. Vatanseverlik her şeyin önünde.. 
Basmane, Namazgah, Tilkilik gençleri yeni bir kulüp kurma fikirlerini, semtin ileri gelen büyüklerine açarlar ve kendilerine önderlik yapmalarını isterler.. 
Semtin ileri gelen büyükleri toplanırlar. İçlerinden Eczacıbaşı Süleyman Ferit Bey, zaten gençlerin gayri federe olarak yaptıkları turnuva maçlarına devamlı olarak kupalar vererek gençlere destek olan bir iş insanıdır.
Altınordu’nun kurucuları arasında doktor, öğretmen, eczacı, esnaf vasıflı insanlar vardır. Başkan olarak Eczacıbaşı Süleyman Ferit Bey seçilir. 
Kulübün isminin ne olacağı konusunda bir toplantı yapılır.. Önerilen isimler zamanın ruhuna uygun olarak Zafer, Hilal, Kurtuluş, Göktürk ve Sakatürk gibi isimler olur..
Toplantıyı idare eden Süleyman Ferit Bey ise bir Türk İmparatorluğu olan Altınordu'yu kulübün adı olması için teklif eder ve kabul görür.  
Böylece kulübün ismi Altınordu, kulübün kurucu başkanı ve isim babası ise Eczacıbaşı Süleyman Ferit Bey olur.. 
Vilayete dilekçe verilir. Vilayetten çağırırlar, İstanbul’da da Altınordu isimli bir kulüp vardır. Onlardan izin almak gerekir derler. İstanbul Altınordu kulübüne yazı yazılır, izinleri istenir. 
İzmir’de de bir Altınordu kulübü olmasından memnuniyet duyacaklarına dair cevap yazısı geldikten sonra Vilayet makamı kulübü tescil eder.
Kulübün temsil renkleri olarak kırmızı ve laciverti seçerler. Bu renklerden kırmızı kurtuluş savaşında verdiğimiz şehit ve gazilerimizin döktüğü kanı, lacivert ise sağlamlığın kanıtı olarak çeliği temsil eder. 
Altınordu Spor Kulübü’nün ilk yönetim kurulu şu isimlerden kurulur.  
• Süleyman Ferit Bey (Eczacıbaşı) (kurucu başkan)
• Ahmet Şerafettin Bey
• Kemal Kamil Bey (Aktaş)
• Edip Berkant Bey
• Eczacı Sermet Bey
• Numanzade Ali Rıza Bey
• Muallim Mehmet Rıza Bey
• Doktor Hacı Hasanzade Ethem Bey
• Katip Selami Bey
. Cerrah Necipzade Ali Bey
• Eczacı Rıza Bey

Altınordu’yu kuran Gençler ise; 
Kaleci Mustafa Balöz, Mehmet Hancıoğlu (Hoca Mehmet), Ali Bey Hanı katibi Suphi bey, Şevki Bey, mimar Mesut Uzluk, Hafız Muhtar, Neşet Bey, Osman Bey, Küçük İzci Feyyaz Bey..
Hepsinin mekanı Cennet olsun, Allah rahmet eylesin.. 

• Kurucu Başkan ve isim babası Eczacıbaşı Süleyman Ferit Bey Altınordu’nun şahıs olarak birinci sembol ismidir.  
Sahibi olduğu ünlü “Şifa Eczanesi”nde akşamüstü saatlerinde fakir fukaraya bedava ilaç hazırlayan, İzmir’de birçok hayır işleri yapan eczacılığın duayeni bir iş insanıdır. 
Henüz 20’li yaşlarda çalıştığı İzmir Gureba-i Müslimin Hastanesi’nde çalışkanlığı, yardımseverliği ve hazırladığı ilaçlarla birçok insanın tedavisine katkı verdiği için kendisine Eczacıbaşı lakabını İzmir Vilayet Meclisi vermiştir. 
Ünlü sözü ise : “Yurdunuzdan aldığınızı yine yurdunuza veriniz”.. 

• Altınordu’nun şahıs olarak ikinci sembol ismi Sait Altınordu’dur. 
16 yaşında giymeye başladığı Altınordu’nun 8 numaralı formasını aralıksız tam 27 sene giymiş olan, istikrar abidesi efsane futbolcu.. Bu bir rekor.. 
1934 yılında Soyadı Kanunu çıkınca, çok sevdiği kulübünün ismini soyadı olarak almış bir vefakar insan..
Türk Futbolu’nun en büyük ismi Metin Oktay’ın idolü..  

• Gelelim günümüze ;
• Biz Altınordu Arması’nı Ağustos 2012’de emanet aldık.. Evet, emanetçiyiz.. Son tahlilde zaten hepimiz emanetçiyiz. Kimse öbür tarafa çorap bile götüremiyor..  
• Armayı emanet alırken, Altınordu’nun çok kıymetli büyüklerine şöyle demiştim: Biz bu işebu toprakların çocukları içingirdik ve şimdi de bu arma altındabu toprakların çocukları içindevam edeceğiz.
• Size şampiyonluklar vadetmiyoruz, size bu toprakların insanlarının gurur duyacağı onurlu bir Arma vadediyoruz..  
Bilmeyenleriniz olabilir, Altınordu’nun yanı sıra bir de “Hazırlayıcı Takımımız” var. Niğde Anadolu FK.. TFF 2. Lig’de mücadele ediyor. 
19 yaşında futbol akademimizden başarıyla mezun olan gençlerimiz çaylaklık dönemlerini geçirmek, “maç tecrübesi kazanmak” için Niğde’de forma giyiyorlar.. Ortalama 2 sene.. 1 sene de olabilir, 3 sene de.. 
İçlerinden aşama kaydedenler Altınordu takım kadrosuna seçiliyorlar.. 
 
Biliyorsunuz Altınordu A Takımı TFF 1. Lig’de Kasım ayının ortasından itibaren Aralık ayının ortasına kadar 6 hafta ilk 3 sırada yer aldı.. 
Geçen sezon beni gördüklerinde aman düşmeyin! diyenler, bu sefer bu sene çıkın artık :) demeye başlamışlardı.. 
Böyle düşünenlere artık kızmıyorum, üzülmüyorum da.. Çünkü benim konsantrasyonum “bu toprakların çocukları”.. Herkesin yaşamı kendine.. 
Bazıları kuşların peşinde, bazıları balıkçılıkta, bazıları toprakla, bazıları sanatla, bazıları müzikle, bazıları gezginlikte.. 
Herkesin yaşam konsantrasyonu kendine.. Allah herkese insanlığa yararlı bir tutkunun, bir adanmışlığın peşinde koşturmayı nasip etsin.. 

66 yaşımdayım. Babam Kenan Usta haddehanede iş kazası geçirdiği zaman 20 yaşımda idim, o zamandan beridir insanlarla iç içeyim.. 
Lay lay lom zamanım olmadı maalesef.. Olsun, çalışan demir ışıldar, hayatı insan odaklı olarak dolu yaşadım.. 
40 yaşımda iken Tansu Çiller tokadı vurdu, para kaybettim, uyandım. Her şey para kazanmak değilmiş anladım. 10 yıl kendimi aradım. 
50 yaşımda “yol”umu buldum, tam 14 yıldır “inatla”, “yılmadan” bazen yürüyor, bazen koşuyorum, patinaj yaptığımız zamanlar da oluyor.. 

İlk çıkardığımız oyuncu 1994’lü Salih Uçan > Şu anda 26 yaşında.. Ligin flaş ekibi Alanyaspor’un orta sahasında.. 
İkinci çıkan 1995’li Taylan Antalyalı > Şu anda 25 yaşında, Galatasaray’ın değişmez oyuncusu..
Üçüncü Çıkan 1996’lı Çağlar Söyüncü > Şu anda 24 yaşında, futbolun Everest’i Premier Lig oyuncusu, A Milli Takım Oyuncusu.. 
Dördüncü çıkan 1997’li Cengiz Ünder > Şu anda 23 yaşında, Çağlar ile aynı takımda İngiltere’de, A Milli Takım Oyuncusu.. 

66 yaşımdayım, hayatımda o kadar çok “küçük mucizeler” yaşadım ki, artık hiçbir şeyin “tesadüf” olmadığını biliyorum. Dikkat edin “biliyorum” diyorum. Bilmek çok ciddi bir fiildir. 

Altınordu’nun laciverti “çeliği” temsil ediyor.. > Biz babadan çelikçiyiz.. 
Kurucu başkanının “Yurdunuzdan aldığınızı yine yurdunuza veriniz” dediği bir kulüp, “bu toprakları çocukları” diyen bana emanet edildi.. 

Altınordu ve Niğde Anadolu FK her hafta resmi lig maçları oynuyorlar. Genelde maç saatleri aynı gün ve aynı saate denk gelmez.. 
26 Aralık Cumartesi günü bir yanda İstanbul’da Altınordu Tuzlaspor ile, diğer yanda Niğde Anadolu Trabzon’da Hekimoğlu Trabzon ile resmi maç yapıyorlardı.. 

26 Aralık 2020, Cumartesi, 13:30 > Tuzlaspor : 4 – Altınordu : 1 
26 Aralık 2020, Cumartesi, 13:00 > Hekimoğlu Trabzon : 2 – Niğde Anadolu FK : 3  

İki takımımızın maçlarının Altınordu’nun yıldönümü gününde aynı gün ve aynı saate denk gelmesi “tesadüf” mü? 
Hele sonuçlar.. Bakın sonuçlara.. Yetiştiricilikten yana.. 
Nasıl yani? 
• Anlatayım;
Tuzlaspor 4.cü ve Altınordu 5.ci sırada.. Yenen üste çıkacak, yenilen alta inecek.. Tuzla yendi, 2'nci oldu, Altınordu yenildi 7'nci oldu. 
Yedincilik nedir? Bizim yıllardır TFF Birinci Lig’de sezonu bitirdiğimiz sıralama.. Yani; play-off grubunun bir altı.. Yani; beni memnun eden derece.. 
Çünkü; ben Altınordu’nun Süper Lig’e çıkmasını istemiyorum. Hem yabancı oynatmayacaksın, hem de genç oyuncu yetiştireceksin. Bu hayal. Ya da işi bilmemek.. 
Çık, parayı kap, sonra düşersin.. Yahu kardeşim onur, prestij gibi kavramlar var.. Düşünmeden konuşmalar bunlar.. Bunlar maçları sadece hafta sonları “skor hedefli” izleyenlerin yüzeysel görüşleri.. 
Bu arada söylemiş olayım, Tuzlaspor maçında sahaya çıkan 15 oyuncumuzun 9 tanesi Öz Kaynak Sporcularımız idi.. 18, 19 yaşında çaylak gençler.. 

Aynı gün aynı saatte Trabzon’da TFF 2. Ligi 3'üncüsü ve 9 galibiyeti olan Hekimoğlu Trabzon ile lig 16'ıncısı ve sadece 1 galibiyeti olan Niğde Anadolu oynuyor.. 
16'ıncı dakikada Hekimoğlu Trabzon 2-0 öne geçiyor. 45'inci dakikadan itibaren maç dönüyor. Maç 3-2 Niğde Anadolu galibiyeti ile tamamlanıyor.. 

• 26 Aralık’ta, Altınordu’nun kuruluş yıl dönümünde, 
• Altınordu ve Niğde Anadolu aynı gün ve aynı saatte maça çıkıyorlar. 
• İnsanların Süper Lig beklentisi olan Altınordu, Tuzlaspor’a ikinci yarıda yediği gollerle yeniliyor.. 
• Genç oyuncularımıza tecrübe kazandıran Niğde Anadolu ise aylar sonra, ikinci yarıda attığı gollerle, hem de ligin en dişli takımlarından birine karşı, hem de deplasmanda galip geliyor.. 
• Bu bir işaret değil de nedir Allah aşkına? 
• Herkes kendi bellediği yolda ilerlesin.

• Siz bütün bu yazdıklarımdan ne anlıyorsunuz?
a. Hiçbir şey anlamıyorum. > Haklısın, ben de örneğin geceleri yıldızlara bakarak Gökyüzü Gözlemciliği yapan biri bana bir şey anlatsa çoğunu anlamam.. 
b. Süper Lig’e çıkmak istemiyorsun, anladım. > Buna da şükür.. Neden çıkmak istemediğimizi de anlatabildiysem ne mutlu bana.. 
c. Tesadüflere inanmıyorsun, dünyaya düşen her varlığın bir görevi olduğuna inanıyorsun.. > Evet, bana biçilen görevi de buldum, o görevi layıkıyla yerine getirmeye çalışıyorum.. 
d. Sen manyağın tekisin. Ne halin varsa gör! > Yok, ben ona “Bilinçli Don Kişotluk” diyorum, doğanın içinde olmaktan, “çocuklarla beraber” yel değirmenlerine saldırarak yaşamaktan hoşlanıyorum.. 
e. Salih, Taylan, Çağlar, Cengiz, Berke, Barış ve diğerleri.. Tek tek yetiştirmek değil “sürdürülebilir” ve “kurumsal” bir yapı kurmak istiyorsun, temeli çok sağlam olsun istiyorsun.. > EVET BUDUR ***

Normal vatandaş yolda görüyor, sempatik bir şekilde söylüyor, tamam o yüzeysel biliyor, olsun varsın diyorum artık..
Ama işin içinde olan ve sıkıntılarını yaşayan bir yönetici kardeşimiz bu sene çıkmaya oynuyorsunuz galiba demiyor mu, şaşırıyorum.. 

• 34 yaşımdan beridir bu işin içindeyim. 32 yıl geride kalmış.. Hep söylüyorum, çok basit 2 ricam var ;

1. TFF Riva tesislerinin girişine “Türkiye Futbol Kabristanı” kuralım.. 
Batan, kaybolan, isim değiştiren tüm kulüpler için birer sembolik kabir yaptıralım.. En güzel kabri en çok para harcayan kulüp için yapalım.. Kabrin taşına İbretlik hikayeyi yazalım.. 

2. Antrenörlük, Sportif Direktörlük, Menajerlik vs.. her türlü lisansı veren TFF, “Yöneticilik Lisansı” da versin.. Herkes, hele ki bir kişi sadece parası var diye yönetici olamasın.. 
Yöneticilik Lisans eğitiminde “Türkiye Futbol Kabristanı” ders olarak okutulsun. Her yönetici adayı geçmişte kim ne yapmış, ne yapmamış bilsin.. 

Kalın sağlıcakla,

Seyit Mehmet ÖZKAN
Altınordu Arması Yediemini